Ocak 23, 2012

herkes her şeyle ilgili her şeyi söylemiş!!! ben okyanusta bir damlanın yarısıyım belki???
ne benim günlerden haberim var ne de günlerin benden haberi... aynen bir hapisteyim dört duvarlı, biraz kendi başına... kendi başına tüten bir sigaranın kime zararı var ki? en fazla kendini tüketir!!!
enazından bir şarkım olmalıydı.. her parça birilerine yazılı... tek sözlü bir cümlem olsa da yeterdi.. her söz birilerinin adına ses buldu...
zamanı beklerken zamanın farkında olmadığımın farkına vardım!!! zamanlar farklı...

Ocak 22, 2012

hangi düşün düşüncesi kaybolmak?
biraz mutlu bir şarkıda....

bir damla yaşın süzüldüğü
yavan bir andır bazen mutluluk..
burukluğu yaşanan inceden inceden..

yaşlar tomurcuklu, yanaklarda..
gözler ağlamaya susamışken
gözde var olan, yalnız yokluk...

göz yokluğu görür,
kalp boşluğu duyar...
yokluğun sağır eden uğultusu sağır..
yakadan düşmeyen yükü ağır...

şarkılar, ardı arkası kesilmezken
aşinalıktan uzak bir an doğar..
yalnız yaşanabilirliğin muamması aşina kalır...
hep aşinadır kalbe yalnızlık...

Ocak 21, 2012

kelimeler bana dar bir koridordan başka bir dünya değil.. açılamıyorum duvarlarından öteye.. kafamda çınlayan zırvaların yanısıra bir yokluk çokluğu çok.. her şeyden önce bir dünya yok.. cümlelerle açılan her yol karanlık.. her birinin sonu aynı nokta.. bir piramit aldatmacasına kapılmış gibi kelimeler.. ve dar koridorların uçsuz duvar kalıpları bir piramit zirvesi.. açılan bir kapı henüz görünmedi...

Ocak 20, 2012



yalnızca gittiler.. her neden gittilerse ondan.. gittiler.. her şeyin ardı sıra kalmış her şey gibi öyle kaldım.. her seferinde sözümden cayıp bir sigara yaktım..her seferinde üşüdüm.. tabiki hiç bir eziyet geri getirmezdi.. onlar yalnızca gittiler ve ben yalnızca varlıklarını anımsayabildim deli saatlerimde.. deli saatlerim.. bütün sahteliklerin gerçek yüzleriyle yüzleşme saatlerim oldu. her yüzleşme bir travma yaşatsada sabahı olmaktan alamadı. her sabah yeniden gittiler.. gerçekliğin altüstüğüne gözlerimi açmak istemesemde alıkoyamadım günün ışığından. ışık hep olacak belki fakat hiç bir ışık geri getirmeyecek gidenleri. gittiler.. hep giderler....

Ocak 15, 2012

biri bir hikaye gözetebilr mi bana..? yaşamında kendimi bulabileceğim karakterlerinin.. bir karakter var mıdır ki böyle bana yakın? bu kadar soru sormamalıyım belki.. ya da belki bana çekmiş hikaye kahramanının çok soru soran olması gerek? -bu da soru işareti-
her şey bir yana ezginin günlüğü iyidir.. hani şarkılar yakalayıveriyor insanı yaşamının bir kıyısından.. yaşam herkes için bir takım benzer evrelerden oluşuyor olsagerek.. yoksa herkesin farklı hayat senaryoları nasıl aynı duygu sayılabilecek paydalarda yer alabilir?

Ocak 14, 2012

damağımda tadının
aklımda gözlerinin kalmışlığı
mıh gibi dondurdu zihnimi..

düşünmemeyi düşünememe bocalamasıyla
boşlukta salınan bir tüy misali...

aklım sana şaştı;
sana uzaklığım kendimden daha yakın.
kaçtıkça yakalayan bir kırağı el..
durdukça donduran sıcaklığı...







1140.120112*
bir gün bir ördek, gölünün kenarında ağır ağır seyrederken kendi yansımasına bakarken bulur kendini. dalgalı sureti sabahların griliğinde bile capcanlı görünmektedir hep. ördek kanatlarını gererek heybetini görmek ister. olmayan heybetin görülebildiğince görür de heybetini. görür de bunu neden yaptığını düşünedurmaya koyulur. bunu ona yaptıran bir irade dışılık mı vardır? hangisi kendisidir? kendisi de dışarıdan bakılınca dalgalı bir suretten mi ibarettir? belkide gölde onun gibi bir ördek daha vardır da sadece gölün başına gidince görünmektedir ve hep taklitçidir. ya da kendisi onu taklit etmektedir. -bu bir ördek için elbette çok kafa karıştırıcı bir şey- şaşkın ördek kendinin kimseyi taklit etmediğini düşünmüştür ve göldeki suretin de hep orda gördüğü için yokluğunu bi türlü kabullenememiştir. orda düpedüz gölde yaşayan bir ikizinin olduğuna karar vermiştir artık kendince. . edindiği yeni arkadaşıyla sohbet hiç kimseye olmadığı kadar hoşuna gitmiştir de. ama birinin bu ördeğe gerçekliğin kendisi olduğunu hatırlatması gerek. "tek ve hakiki gerçeklik yalnızca sensin ördek!" "hiçbir ördek iki tane değildir!".


Ocak 10, 2012

ciğerlerim pâre pâre..  her nefes beynimde zonklamalar olarak geri yansıma yapsa da bunu kendime yapmayı bırakmayacağım gibi. ne tütünü çekiyorsak o da muamma? .......ne yapmak istiyorum sorusunun ardından gelen ne yapmak istemiyorum sorusu da cevapsızlığını sürdürmeye devam etmekte. bu akşam şarkılarda bir yerlere bağlama eğiliminde değil. dağılmışlığımda seyrediyorum düzayak. gidişata bir "dur!" diyen olsa gerekirdi şimdi.. "hala orda mısın?".....duyulabilmek istiyorum!!
meleğim.. aç bir köpek gibi sevgiye aç sabahlarım.. bu sabah 100112.0916... bir tebessümlük mutlluluk bulunmalı.. konuşmaya mecali kalmıyor insanın.. her şeyden uzak bir soğuğun içinde gibiyim.. her şey benden uzak.. her şeyin sıcaklığına her adımda kırağı düşmekte.. sevgiyi hak etmek mi gerek?
 

          

Ocak 05, 2012

nasıl yani???
"bazı insanlar ayrıntısında gizlidir.. ben kimsenin beni bilmesini istemedim..."
 
elimde son kuruşuma bakığım çok oldu
gözlerinde son sevgi kırıntıları gibi..
gözlerim son kezliğinin fakında
dem dolu
yarını olmaktan
güneşi doğmaktan eden
sondu bu..
yalnızlığımın perde arasından
dünyanın gözlerine son tebessüm...


Ocak 03, 2012

kâh gözlerim varlığına aşina kâh hiç olmamışsın gibi algısız bakışlarına.. varlıkla yokluk arasında bir şey olup çıktın sonunda bir rüya gibi.. şimdi burdaysan..tam burda.. benliğimde.. iki saniye sonra eser kalmayabiliyor.. hayret... gerçekten kendimi hayretlerle karşılıyorum senli zaman dengesizliğimde.. tin'ler dünyasında aslına erişememiş, suretinle avutulmuş gibi hislere kapılıyorum.. hangi varlığın asıl varlığıyla muhattabız o da bir muammayken mevzubahis sen olduğunda daha bir duyarlılık kaçınılmaz oluyor tabi.. duyarlılık duyularımca seni algılayabildiğim kadar tabi.. seni görüyorum di mi?.. teninin kokusu hala burda gibi.. avuçlarımdaki yüz hatlarının derinliğinği nasıl unutabilirm.. her sözünün şiirsel bir tınısını da tabi.. peki hissetmek?? sıcaklığını, sevgini, bana var oluşunu... bundan emin olmakla olmamak arasında git-geller yaşıyorum.. asıl gerçekliğe sahip olması gereken buydu oysa.. bundan doğan anlık kuşkularımdı seni saniyeler arasında kaybeden.. zaman tünelinde senden yansıyan tek şeyin suretten ibaret olmasının cevabı burda gizli.. beni buna ikna eder olsan belki canlı anı olarak varlığın yer ederdi zihnimde.. hatta belki ben gider olamzdım da.. anılara sığınmak durumlarına sığınmak zorunda kalmazdık.. gerçi şimdi sığınacak bir anı bile bırakmadım kendime.. sevgi gerçekliğin kuşku uyandırdığı sürece bende senliğin önündeki perde aralanmıyacakta belki.. ama merak eteme.. ordakinin sen olduğunu biliyorum.. varılığın yokluk olmuş olsa da yokluğunun yerine bile kimseyi sığdıramam.. sen yokluğunla her hücremdesin...

Ocak 02, 2012



 


                                                bir güneş umuduyla
                                                gözünü dikmiş uzaklara..
                                                   son sigaramı son nefesmiş gibi her nefeste
                                                 ciğere dolarken doğuyorum,
                                                   her nefeste her hayata..
bir de ılımaya yüz tutmuş çay
sıcaklığını esirgemez olsa
hayatı yudumlamak meziyet de göstermez belki..
küfreder buluyorum kendimi
her yudumda..
her hayata..