Temmuz 29, 2013

her şey bi'yana


Sükunetten ziyade suskunluk var… gökyüzü bu gül yüz berraklığından yoksun aslında(paksa gök gül yüzlüdür)…. Bulutlar dikmiş gözerini bana biliyorum… adım atsam yağmur tohumları yeşerecek…. Sakındım kendimi bilhassa….
Hani bir adam vardı; her şeyin yokluğunda… kimsesiz bir kimse…. Satırlar geçirdi içinden; 'Hiçbir şeyim yok anlıyor musun?… evimden başka hiçbir şeyim yok…. Her şeyim sensin… bu yüzden çok hassas yerin…."
Gözlerini yarı açabildiğinde penceresinden yağmur çalıyordu usul usul…. Kulağındaki tınısı kimsesi olduğundan yarı açıktı gözleri… büyü bozulmamalıydı. Tekrar ne zaman uykuya daldı da kolunun kopasıca uyuşukluğuna uyandı. Gözlerini açmamaya değecek bir şey kalmadığından kısa bir tereddütle döndü dünyaya(açmaya değecek de ne vardı ki?)… her sabahki bir sabah….
Belini hafif doğrultup başını kaldırdı, sanki birilerinin dikkatini çekmekten çekinir gibi sakin…  sanki birileri varmış da onlara duyulmamalıymış gibi…. Bir tebessüm için kıvrandı durdu da nihayetinde buldu….;
"adam;
-ey dilberi rana! ey tesadüf-ü müstesna! o mahrem suratınızı görünce size lahza-i kalpten sarsıldım... niyetim acizane-i taciz etmek değildir.. bilakis efkar-i umumiyede ufak bir aile bacası tüttürmektir.. sözlerim sizi temin ve tatmin edecekse şayet zevc-i izdivacınıza talibim!..
kadın; 
-o mahrem suratınıza bir sille-i osmaniye nakşedersem sekte-i kalpten terk-i hayat edersiniz.. "
…. Bin tonluk çenesi gülüşlere umut vererek aralandı… yanaklarında dudağının kıvrımları belirdi…. Evet evet gülmek de böyle... böyle bir şey olsa gerekti…. Sabah oldu....



Her şey bi'yana at iyidir be! At attır yani… iyidir iyi….



29.07.2013; 12:12 

Hiç yorum yok: